Anne Çocuk Eğitim Vakfı'nın (AÇEV) yaptığı araştırmalar, toplumumuzda babaların çocuk gelişimi sürecine katılımında hala ciddi eksiklikler olduğunu gösteriyor. Birçok baba, çocuğunun bakımını ve eğitimini tamamen anneye bırakırken, toplumun dayattığı "güçlü, otoriter ve duygusuz" baba figürü bu durumu daha da pekiştiriyor. Bu yazıda, babaların çocuklarıyla ilişkilerini sınırlayan istatistiksel verileri, toplumsal cinsiyet rollerinin baskısını ve ideal ebeveynlik anlayışının ne olması gerektiğini inceleyeceğiz.
Araştırma Sonuçları Ne Söylüyor?
Veriler oldukça çarpıcıdır: Babaların %50'si çocuğunu hiçbir zaman tuvalete götürmemiş, %36'sı altını değiştirmemiş ve %35'i tırnaklarını hiç kesmemiştir. Daha da önemlisi, babaların %97'si çocuk gelişimiyle ilgili hiçbir eğitime katılmamıştır. Çocuklarıyla vakit geçirme biçimleri ise genellikle pasif bir etkinlik olan "birlikte televizyon izlemek" (%78.5) ile sınırlıdır. Oysa bilimsel çalışmalar, babanın aktif katılımının çocuğun zihinsel ve akademik başarısını doğrudan etkilediğini kanıtlamaktadır.
Toplumun Babalık Beklentisi: "İnsan Olma!"
Toplum, babalardan sürekli "güçlü, otoriter, para kazanan, ağlamayan ve duygularını belli etmeyen" bir profil çizmesini bekler. "Ağlama, yumuşak olma, korkma" gibi telkinler, aslında babalara "insani özelliklerinden vazgeç" mesajı verir. Diğer taraftan annelere de "her zaman fedakar ol, hata yapma, çocuğun her şeyinden sen sorumlusun" rolü biçilir. Bu imkansız "süper kahraman" beklentileri, ebeveynleri strese sokar ve doğallıktan uzaklaştırır.
Cinsiyet Rolleri ve Gelecek
Kız çocuklarına "hanım hanımcık ol, abine su getir", erkek çocuklarına ise "erkek adam ağlamaz, bebekle oynamaz" diyerek büyüttüğümüzde, aslında onların potansiyellerini sınırlamış oluyoruz. Bir erkeğin sadece para kazanma becerisi kazanması, bir kadının ise sadece ev işi becerisi geliştirmesi, hayatın bütününü kaçırmalarına neden olur. İnsanoğlunun hem duygusal hem de pratik hayatta her türlü beceriye ihtiyacı vardır.
Sonuç
Biyolojik cinsiyetimiz doğuştan gelse de, toplumsal cinsiyet rollerini biz inşa ediyoruz. Babaların çocuklarının hayatına daha fazla dokunabilmesi için, "erkek adam" kalıplarından sıyrılıp, hata yapabilen, seven, ilgilenen ve sorumluluk paylaşan "insan baba" modeline geçiş yapması gerekmektedir.