Cinsel istismar mağduru bir çocuğun, yaşadığı travmayı atlatması zaten zorken, adli süreçlerde tekrar tekrar aynı olayları anlatmak zorunda kalması "ikincil örselenmeye" neden olur. Eskiden çocuklar; karakol, hastane, adliye arasında dolaştırılır ve her birimde olayı yeniden anlatmak zorunda bırakılırdı. İşte bu travmatik döngüyü kırmak için Sağlık Bakanlığı öncülüğünde (Adalet, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıklarının da katılımıyla) hayata geçirilen proje "Çocuk İzlem Merkezleri"dir (ÇİM). Bu yazıda, ÇİM'lerin nasıl çalıştığını ve çocukları korumadaki hayati rolünü inceleyeceğiz.
Tek Noktada Bütüncül Hizmet
ÇİM'lerin en temel amacı, çocuğun birden fazla kurumu dolaşmasını engellemektir. ÇİM, hastane bünyesinde veya bağımsız bir birimde, ev ortamı sıcaklığında tasarlanmış özel bir merkezdir. Çocuk buraya sivil kıyafetli bir uzman eşliğinde getirilir ve tüm süreç bu güvenli ortamda tamamlanır.
Aynalı Oda Sistemi ve Uzman Desteği
Merkezde, bir tarafı ayna diğer tarafı cam olan özel bir görüşme odası bulunur. Çocuk, odanın içinde sadece kendisiyle ilgilenen, çocuk psikolojisi ve pedagojisi alanında uzman bir kişiyle sohbet eder. Bu esnada odanın dışındaki (aynanın arkasındaki) bölümde Savcı, polis ve diğer yetkililer süreci izler ve kayıt altına alır.
Kulaklık ile Yönlendirme
Görüşme yapan uzmanın kulağında teknolojik bir kulaklık bulunur. Dışarıdaki Savcı veya polis, sorulmasını istediği soruları bu kulaklık aracılığıyla uzmana iletir. Uzman ise bu soruları çocuğun anlayabileceği bir dille, sohbet havasını bozmadan sorar. Böylece çocuk, resmi üniformalı kişilerle veya soğuk sorgu odalarıyla muhatap olmadan, sadece güvendiği bir "abla/abi" ile konuşarak ifadesini vermiş olur.
Sonuç
Çocuk İzlem Merkezleri, adaletin tecelli etmesini sağlarken çocuğun ruh sağlığını korumayı ön planda tutan modern bir yaklaşımdır. Çocuğun yaşadığı kötü deneyimi defalarca hatırlamasını engelleyerek, iyileşme sürecinin daha sağlıklı başlamasına olanak tanır.