Bir çocuğun istismara uğradığından şüphelenmek, bir yetişkin için taşıması zor bir yüktür. Ancak bu durumda "Ne yapmalıyım?", "Ya yanlış anladıysam?" gibi tereddütlerle vakit kaybetmek yerine, doğru yasal adımları atmak hayati önem taşır. Bu yazıda, istismar şüphesinde izlenmesi gereken yolu, kanıt arama sorumluluğunun sınırlarını ve başvurulabilecek resmi makamları inceleyeceğiz.
Dedektif Değil, Duyarlı Vatandaş Olun
İstismar şüphesi durumunda en sık yapılan hata, kişinin olayı kendi başına çözmeye veya kanıtlamaya çalışmasıdır. Oysa bir eğitimcinin veya vatandaşın görevi dedektiflik yapmak değil, durumu yetkililere bildirmektir. Çocuğun beyanı ve sizin tuttuğunuz notlar, "mantıklı kuşku" oluşturmak için yeterlidir. Kanıt toplamak ve olayı soruşturmak, tamamen adli makamların ve uzmanların işidir.
Neden Önce Aileye Haber Verilmemeli?
Okul yetkililerinin veya durumu fark eden kişinin, şüpheli durumu doğrudan aileyle paylaşması tavsiye edilmez. Çünkü istismarın faili aile içinden veya yakın çevreden biri olabilir. Bu durumda aile, "Olay duyulmasın, rezil oluruz" korkusuyla konuyu kapatmaya çalışabilir, delilleri karartabilir veya çocuğu baskı altına alabilir. Çocuğun güvenliği için süreç, aile devre dışı bırakılarak resmi kanallar üzerinden yürütülmelidir.
Başvurulacak Resmi Merciler
Bir istismar şüphesi varsa, aşağıdaki kurumlara doğrudan başvuru yapılabilir:
- Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri: Her ilde bulunan bu müdürlükler, çocuğun koruma altına alınması sürecini yönetir.
- Çocuk Şube Müdürlükleri: İl Emniyet Müdürlükleri bünyesindeki bu birimler, çocuklarla ilgili adli süreçlerde uzmanlaşmıştır.
- Cumhuriyet Başsavcılıkları: Olayın hukuki soruşturmasının başlatılması için savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir.
- ALO 183: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sosyal destek hattı aranarak ihbarda bulunulabilir.
Sonuç
Çocuk istismarı karşısında sessiz kalmak veya görmezden gelmek, ne insanlığa ne de meslek etiğine sığar. Şüphe duymak harekete geçmek için yeterlidir; gerisini devletin yetkili organlarına bırakmak en doğru adımdır.