Çocuklar Neden İstismarı Söylemez?

Bir çocuğun istismara uğraması ne kadar korkunçsa, bu durumu kimseyle paylaşamayıp içinde saklaması da bir o kadar yaralayıcıdır. Peki, canı yanan, ruhu zedelenen bir çocuk neden sessiz kalır? Neden yardım istemek yerine susmayı tercih eder? Bu yazıda, çocukların sessizliğinin arkasındaki psikolojik nedenleri, korkuları ve kafa karışıklıklarını inceleyerek, onların dünyasına empatiyle bakmaya çalışacağız.

İnanılmama ve Suçlanma Korkusu

Çocukların istismarı anlatamamasının en büyük nedenlerinden biri, yetişkinlerin onlara inanmayacağını düşünmeleridir. "Ya bana yalan söylüyorsun derlerse?", "Ya suçlu ben olursam?" gibi düşünceler, çocuğun cesaretini kırar. Kendini zaten kurban gibi hisseden çocuk, bir de yetişkinler tarafından yargılanmaktan veya başının belaya girmesinden korkar.

İstismarcıyı "Sevmek" Ama Yaptığını Sevmemek

İstismar vakalarının %85'inin tanıdık ve yakın çevreden (akraba, komşu vb.) geldiğini düşündüğümüzde, çocuk büyük bir çelişki yaşar. İstismarcı, çocuğun sevdiği, güvendiği veya hayatında önemli yeri olan biri olabilir. Çocuk, o kişiyi sevebilir ama yaptığı kötü muameleden nefret eder. Bu duygusal karmaşa içinde, "Eğer anlatırsam sevdiğim o kişi hapse girer mi, zarar görür mü?" diye düşünerek istismarcıyı koruma içgüdüsüyle susabilir.

Tehdit ve Korku

İstismarcılar genellikle çocukları "Bunu söylersen seni öldürürüm", "Ailene zarar veririm" gibi korkunç tehditlerle sustururlar. Çocuk, bu tehditlerin gerçek olacağına inanır ve sevdiklerini korumak için acı çekmeye razı olur.

Utanç, Tabular ve Dışlanma

Cinsellik, birçok toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da "ayıp, günah, yasak" kavramlarıyla örtülüdür. Çocuklar, cinsel içerikli kelimeleri kullanmamaları gerektiğini öğrenerek büyürler. Bu nedenle yaşadıkları durumu anlatacak kelimeleri bulamayabilirler veya "büyüklerle bu konular konuşulmaz" tabusu yüzünden utanırlar. Ayrıca olayın duyulması halinde arkadaşları tarafından dışlanacakları, alay edilecekleri veya "kirlenmiş" damgası yiyecekleri korkusu, sessizliğin en güçlü duvarlarından biridir.

Sonuç

Çocukların suskunluğu bir kabulleniş değil, çaresiz bir yardım çığlığıdır. Onların sessizliğini anlamak, "Neden söylemedin?" diye suçlamak yerine, konuşabilecekleri güvenli bir ortam yaratmak biz yetişkinlerin en büyük sorumluluğudur.